Muradiye Külliyesi

0
458

Muradiye Külliyesi tam bir Osmanlı Hanedanlığı mezarlığını içinde bulundurur. Aslında görebilene bir o kadar ibretlik bir yerdir ki. Padişahtan, Şehzadelere, Valide sultanlardan, Kadılara dünya üzerinde yaşayan herkesin Hakka gideceğinin ispatıdır adeta. Muradiye külliyesi her zaman gelinebilecek içerisindeki çay bahçesinde vakit geçirilebilecek hoş sohbetlerin yapılacağı bir mekandır. Bursa’da gezilecek yerler arasında mutlaka listeye almanız gereken bir yer.

Bu Başlıklara Hemen Ulaşabilirsiniz;

Muradiye Külliyesi,

2. Murad Muradiye ya da 2.Murat Mekanı. Evliya Çelebi Muradiye Külliyesini şöyle anlatır; “Bursa’nın batı tarafında, şehirden dışarıda, dört tarafı han, cami, imaret, mescitler, tekke ve medreselerle süslü; mamur, bahçeli, şirin, ışıklı bir ibadet yeridir. Yapanı Fatih Sultan Mehmet’in babası 2.Murat Han’dır ki iki kere padişah olmuştur. Edirne’de vefat edip, naaşı Bursa’ya getirilmiş ve bu cami yanında gömülmüştür. Ruhaniyetli bir camidir. İnsan gece gündüz itikaf niyetiyle içinde kalsa çıkmak istemez. İki kubbeli kıble kapısından mihraba kadar uzunluğu 150 adım, enliliği 60 ayaktır. Mihrabı, minberi, müezzin mahfili, sade, güzel, eski usulüdür. Bu caminin tarihi hicri 850dir. Yüksek bir minaresi vardır. Dış avlusunda uzun çınarların her biri göğe baş uzatmış, gölgelerinde cemaat sefa ederler. Bursa’nın gezinti yerinde bir Selatin Cami’dir. Nice şehzadeler de burada gömülüdür.”

Bursa’nın Hisar, Yıldırım ve Yeşil’den sonra en eski mahallesi olan Muradiye Mahallesi, 1424-26 yıları arasında Osmanlı padişahı 2.Murat’ın yaptırdığı külliye ve medresenin etrafının yerleşime açılmasıyla oluşmuştur. Muradiye Külliyesi, cami, medrese, ilkokul, 2.Murad Türbesi ve diğer türbeler, imaret, çeşme, şadırvan ve hamamdan meydana gelmektedir.

2. Murad Cami avlusuna girdiğimizde Sol tarafımızda cami, caminin karşısında sağ tarafımızda şadırvan. Şadırvanın ahşap işlemesi bir ustalık şaheseri. Sol tarafımızda caminin revak bölümü. Yıldırım Camisi’nin revakıyla benzerlik gösteriyor. Revak beş kubbe ile örtülü, etrafı açık bir yer.

II.Murat Camii,

2.Murat Camii giriş kapısına doğru geldiğimizde Bursa Kemer’i üzerindeki köşelikte mozaik çinilerini görüyoruz. Lacivert zemin üzerine beyazla ana formlar çizilmiştir. Başımızı kaldırdığımızda görebileceğimiz sarı ve firuzeden Rumiler ve kıvrak dallar yer almaktadır. Tavan, kaset şeklinde ahşap çitalıdır. Geometrik şekillerle bezenmiş sağlı sollu mermerden iki küçük mihrap görülmekte. Giriş kapısı tek parça olmamakla birlikte hiç çivi kullanılmadan yapılmıştır. Cami, planı bakımından 1421 de Çelebi Mehmet döneminde yenilenen Orhan Camisi’ne önemli ölçüde benzemektedir.

2.Murat Camii içerisine giriyoruz. Camii art arda iki büyük kubbeli, sağlı sollu geniş eyvanlı, kanatlı cami tipi olup, Osmanlı cami mimarisinde Bursa üslubunun özgün örneklerinden biri sayılmaktadır. Arka arkaya dizili, kubbe ile örtülü yerlerin zemini aynı düzeyde olmayıp öndeki yüksektir. Caminin içinde 2 metre yüksekliğe değin tüm duvarlar altıgen çinilerle kaplıdır, eyvanlarda çini bulunmamaktadır. Bu düz renkte çinilerin aralarına farklı renkte üçgen, ince, dar çiniler koyularak bezeme elde edilmiştir.

Merdivenlerden ilk cemaat yerine çıktığımızda her camide olduğu gibi burada da minber, mihrap ve kürsü mevcuttur. Minber, mihrap ve kürsü sonradan yapılmıştır. 18. yüzyıl başlarında bir yangında harap olan mihrap, rokoko usulünde (Avrupai tarzda) yeniden yapılmıştır. Mihrabın tam ortasında İhlas Suresi yazılıdır. Mihrabın üzerindeki vitraylı pencereler seyredilmeye değer. Sağlı sollu iki şamdan ve bunların üzerinde de Allah yazıları bulunmaktadır. Sade görünümlü bu camide sağ ve sol duvarlarda iki tablo bulunmaktadır. Bu tabloların birinde üzerindeki yazı net olarak görülürken, diğeri renkli yazı ile yazılmadığından çok net değil fakat yandan bakıldığında yazıların varlığı fark edilmektedir. Bu panoda yatay ve dikey olarak “ Allah, Muhammed” yazıları görülmektedir. Kürsü, caminin her tarafını görecek şekilde sütunun önüne yerleştirilmiştir. Burası da Selatin yani padişah camii olduğu için hünkar mahfili vardır. Çıkış kapısının üzerinde padişahın ve ailesinin namaz kıldığı yerleri görüyoruz.

Muradiye Külliyesi Türbeleri,

Gezimize ilerleyerek Muradiye Külliyesi. Caminin batı tarafındaki türbelerin giriş kapısına ilerliyoruz. Türbelerde Kanuni’nin, Konya’da öldürttüğü oğlu Şehzade Mustafa, Fatih’in Napoli’de sürgünde ölen oğlu Cem Sultan, Yavuz Sultan Selim’in boğdurttuğu kardeşi Şehzade Ahmet gibi bahtsız şehzadelerin naaşları bulunmaktadır. Peki bu şehzadeler niçin bu tür acı sonlarla karşılaşmış olabilirler? Fatih döneminde çıkarılan kanunname gereği saltanat kavgalarını önlemek, devletin devamlılığını ve huzurunu sağlamak için “kardeş katli” gerçekleştirilmiştir. Devletin devamı için kardeşlerini feda edebilmişlerdir. Bu yüzden, Ahmet Hamdi Tanpınar Muradiye’den “sabrın acı meyvesi” olarak bahseder.

Muradiye Külliye’sinin bahçesi mezar taşları müzesini andırır. Burası; İstanbul’daki Eyüp Sultan Mezarlığı’ndan sonra, en kalabalık “hanedan mezarlığı”nın olduğu yerdir. Türbesi Çekirge’de olan Mevlit yazarı Süleyman Çelebi’nin mezar taşı da bu bahçededir. Biraz evvel gezdiğimiz Muradiye Camii hakkında söylenen bir şey de; sadaka kutusu ya da sadaka kuyusu olduğuna dair bir rivayettir. Caminin dış batı köşesine baktığımızda köşedeki bir taşta büyük bir oyuk ve oyuğun dört tarafında küçük oyuklar. Eskiden yan tarafında da merdiven varmış. Bu kuyuya zenginler para bırakır, ihtiyacı olanlar da oraya çıkar gerektiği kadar alırmış. Bu kuyunun dışarıda ve kenarda olmasının sebebi kimse parayı alan kişiyi görmesin diyeymiş. İkinci rivayet ise caminin restorasyonu sırasında bu boşluğa bir sütun başlığının yerleştirilmiş olması, böyle bir görünümün oluşmasına sebep olmuştur.

Sultan 2. Murat ve Şehzade Alaaddin’in türbesi,

Sultan 2. Murat ve şehzade Alaaddin’in türbesine geliyoruz.

Merdivenlerden çıkarken, hemen önümüzde küçük bir havuz var. Onun karşısında Sultan 2. Murat’ın Türbesi. Birbirini bütünleyen 2 yapı halinde Alaaddin Ali Türbesi. Şehzadenin 1443 yılında beklenmedik ölümü üzerine yapılmış ve buranın ilk türbesidir. 2. Murat ölümünden sonra, bu türbe yakınına gömülmesini vasiyet etmiştir. Vasiyeti gereği oğlu Alaaddin’in Türbesi’ne yakın yerde yaptırılan bu türbeye defnedildi. Giriş kapısının üzerindeki kitabede 2. Murat’ı öven ve ölüm tarihini belirten yazı yer almakta. Türbenin içine giriyoruz.

2.Murat Türbesi Lahti yani mezarı toprakla örtülü ve türbenin üstü vasiyeti gereği yağmur girmesine imkan sağlamak amacı ile açıktır. Şu anda camla kaplıdır. Kubbe sekizgen kasnağa oturmaktadır. Çevresi tonozla kaplıdır. İçinde herhangi bir süsleme yoktur. Türbenin doğusunda bulunan pencere kapıya dönüştürülerek Şehzade Alaaddin Türbesi’ne geçiş sağlanmıştır. Bu bölümde cilalı koyu bir sütünün taşıdığı iki kemer bulunmaktadır. Burada Şehzade Alaaddin’in mezarının yanı sıra Şehzade Ahmet, Şehzade Orhan, kızı Şehzade Hatun yatmaktadır.

Türbenin en önemli özelliği saçağıdır. Saçak köşeli yıldız ve yaldızlı çivi başlarıyla süslenmiştir. Diğer bir özelliği saçağın bu kadar uzun yapılmış olmasıdır.

Şehzade Ahmet Türbesi,

Sol tarafta Şehzade Ahmet Türbesi. Türbelerdeki mezarların pek çoğunun üstü toprakla kaplı, Alaaddin’in Türbesi’nde 3 sanduka örtülü, biri açıktır.  Şehzade Ahmet II. Bayezid`in büyük oğlu. Velihaht şehzade olan Ahmet kardeşi Şehzade Selim`in çalışmaları ile ordunun Selim istemesi ile babasının Şehzade Selim`i başa geçirmesi neticesine Konya`da padişahlığını ilan etmiş. Sonradan Yavuz Sultan Selim tarafından öldürtülmüştür.

Şehzade Mustafa Türbesi,

Son zamanlarda ismini birçok kişinin bildiği hatta dizilere konu olduktan sonra insanların mezarının burada olduğunu yeni öğrendiği bahtsız Şehzadelerden Mustafa.  1515 yılında doğmuş Annesi Mahidevrandır. 1534 yılında Sancak Beyi olarak Manisaya gönderilir ve burada halk tarafından çok sevilir. Rütem Paşa padişaha Mustafa’nın tahtı ele geçirmek için hazırlandığını bildirince Sultan Süleyman oğlunu öldürtmeye karar verir ve 1553 yılında Üsküdar’dan yola çıkan padişah, Aktepe yakınlarında ordugahını kurdu ve Şehzade Mustafa’da 5000 kişilik ordusu ile oraya gitti. Ertesi gün otağ-ında  babasını ziyarete gitti ve içeriye girdiği sırada 7 dilsiz cellat üzerine atılarak şehzadeyi boğmuştur.

Cem Sultan Türbesi,

Bu türbenin içindeki işlemeler paha biçilmezdir. Duvarları kalem işçiliği ile süslenmiştir. Türbe Cem Sultan için değil Fatih Sultan Mehmet’in  büyük oğlu Mustafa için yapılmıştır. İç mekan süslemeleri iznik çinilerle süslenmiştir.

Cem Sultan, babasının ölümünden sonra kısa bir dönem Bursa’da Padişahlığını ilan etmiş, adına para bastırmış ve hutbe okutmuştu. 18 gün süren saltanatı, ağabeyi Sultan II. Bayezid tarafından bastırılmış ve adamlarıyla birlikte Rodos Şövalyelerine sığınmıştı. 13 yıl Avrupa’da yaşayan Cem Sultan Roma’da ölmüştür. Cem’in ölüm haberini alan ağabeyi Sultan il. Bayezid, gıyabi cenaze namazını kıldırdı. Cem’in cesedi sadık adamları tarafından ilaçlanarak Gaeta denilen yerde toprağa verildi. 1499’da Napoli Kralı tarafından Osmanlı’ya teslim edildi, Bursa’ya getirilip Cem’in ağabeyi Şehzade Mustafa için yaptırılan türbeye defnedildi. Bu tarihten itibaren de bu türbe “Cem Sultan Türbesi” olarak anılmaya başlandı ki, bu türbe, Muradiye’nin en güzel türbesi olarak ziyaret edilmektedir.

Şehzade Mahmut Türbesi,

II.Bayezıd’ın oğlu Şehzade Mahmut için annesi Bülbül Hatun tarafından yaptırılmıştır. Şehzade Mahmut’dan başka oğlu Şehzade Musa, Orhan, Emir ve Mahmut’un annesi Bülbül Hatun’un mermerden yapılmış sandukaları bulunmaktadır. Kastamonu ve Manisa vilayetlerinde Valilik görevlerde bulunmuş genç yaşta yaşamını kaybetmiştir.

Diğer Türbeler,

Ebe Hatun Türbesi

Fatih Sultan Mehmet’in ebesi Gülbahar Hatun’a ait olduğu ifade edilmektedir.

Gülruh Hatun

I.Bayezid’in eşi Gülruh Sultan adına 1526 yılında yaptırılmıştır.Türbede Gülruh Hatun’un mezannın yanı sıra torunlan Fatma Hatun ve Osman ile kızı Kamer Hatun’un mezarlan bulunur.

Şirin Hatun Türbesi

Sultan II. Beyazıt’ın eşi, Şehzade Abdullah’ın annesi Şirin Hatun adına  yaptırılmıştır. Türbe içerisinde Şirin Hatun’a ait sandukanın yanı sıra Şehzade Abdullah’ın eşi Ferahşah Hatun ve kızı Aynışah Hatun’un sandukaları yer almaktadır.

Hüma Hatun Türbesi

Fatih Sultan Mehmed’ in annesi olarak bilinmektedir. Hakkında kesin olarak bilgiler mevcut değildir.

Hazire Alanı Ve Mezar Taşları Açık Hava Müzesi,

Muradiye Camii’nin batısında, cami ile medresenin arasında orta büyüklükte bir hazire mevcuttur. Hazirede yatan kişiler genellikle  2. Murad devrinde görev yapan önemli şahsiyetler olmak üzere müderris, müezzin, molla, muvakkit ve imamlar ile bu zatlardan bazılarının eşleri ve çocukları yatmaktadır.

Şahidelerin başlıkları orada yatan kişilerin mesleğini ya da rütbelerini belirten şekilde işlenmiştir. Tasaavvuf mensuplarının şahidelerinde ait oldukları tarikatın mermerden işlenmiş taçları bulunmaktadır. Kadın mezar taşları ise broş, gerdanlık , çiçek gibi motiflerle süslenmiştir.

Muradiye Külliyesi Nerede, Nasıl Gidilir?
  • Araç ile gidecekler için şehir merkezinden gidiş için Altıparmak caddesini kullanabilirsiniz, kavşakta bulunan Onur Marketin aradan yukarı çıkarak sağ taraftaki yokuştan Muradiye Külliyesinin önüne çıkabilirsiniz, otopark sorunu yaşayabilirsiniz o yüzden ilk bulduğunuz yere parkedin 🙂 Oraları pek bilmiyorsanız aşağıdaki haritadan yol tarifi alabilirsiniz.
  • Toplu taşıma ile gelecekler için şehir merkezinden gelmek için: 1/A 35/B Çekirgeden 3/C Erikliden 29/A Çalı’dan 2F-2 Üniversiteden 48/A hat nolu otobüsler ile gelebilirsiniz. Detaylı hat ve saat listesi için buraya bakabilirsiniz.
  • Şehir dışından gelecekler  terminalden 96 nolu otobüse binerek ulaşım sağlayabilirler.
  • Yol Tarifi için Tıklayınız.
Fotoğraflar:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here